ÖZEL HASTANELERDE HEKİMLERİN ŞİRKET KURARAK ÇALIŞMASI: İŞÇİ Mİ, TACİR Mİ ?
- Ayşe SÜZEK

- 24 Oca
- 3 dakikada okunur

Özel sağlık sektöründe son yıllarda en çok tartışılan konulardan biri, hekimlerin hastanelerle olan çalışma modelidir. Birçok özel hastane, hekimlerle iş kanunu kapsamında hizmet sözleşmesi (4/a) yapmak yerine, hekimlerin kendi adına şirket kurarak hastaneye fatura kesmesini (serbest meslek makbuzu/fatura karşılığı çalışma) talep etmektedir. Ancak görünüşte bir ticari iş birliği gibi duran bu model, Yargıtay kararları ışığında incelendiğinde çoğu zaman "asıl iş ilişkisini" gizleyen bir perde olarak kabul edilmektedir.
İş Sözleşmesinin Temel Taşı: Hukuki Bağımlılık Unsuru
Bir çalışmanın "iş sözleşmesi" mi yoksa "hizmet alım sözleşmesi" mi olduğunu belirleyen en kritik unsur bağımlılık unsurudur. İş hukukunda bağımlılık, sadece mesai saatlerine uymak değildir; çalışanın işverenin organizasyonuna tam olarak entegre olmasıdır. Hekimlerin çalışma düzeni detaylıca incelendiğinde;
Hastanenin tıbbi cihazlarını, teknik ekipmanlarını ve malzemelerini kullanması,
Hastanenin merkezi randevu sistemine ve hasta akışına tabi olması,
Hastanenin belirlediği fiyat tarifesi, etik kurallar ve idari prosedürlere uyması,
Hastanenin sunduğu yardımcı personelle (hemşire, teknisyen, sekreter vb.) birlikte çalışması,
gibi durumlar, hekimin bağımsız bir tacir veya serbest meslek erbabı değil, hastane organizasyonunun ayrılmaz bir parçası olduğunu açıkça kanıtlar.
Yargıtay’ın Ezber Bozan Yaklaşımı: Fatura Kesmek İşçi Statüsünü Engellemez
Birçok hekim, "Kendi şirketim var, hastaneye fatura kesiyorum, bu yüzden tazminat hakkım olmaz" düşüncesiyle hak aramaktan çekinmektedir. Oysa Yargıtay, sözleşmenin adından veya vergi dairesindeki kayıttan çok fiili uygulamaya ve hayatın olağan akışına bakmaktadır. Yüksek mahkemeler, hekimin kendi şirketi üzerinden fatura kesmesini, aradaki bağımlılık ilişkisini ortadan kaldıran bir durum olarak görmemiştir. Kararlarda, hekimin hastanenin sevk ve idaresine tabi olması, iş organizasyonu içinde yer alması sebebiyle aradaki ilişkinin bir iş sözleşmesi olduğuna hükmedilmiştir.
Güncel Yargıtay ve BAM Kararları Işığında Değerlendirme
Hukuki sürecinize yön verecek bazı kritik emsal kararlar şunlardır:
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 04.10.2023 Tarihli Kararı (E: 2023/7619): "İş görme edimini hukuki ve kişisel bağımlılık kapsamında yerine getiren bu nedenle iş sözleşmesi kapsamında çalıştığı kabul edilen işçinin ücretinin ödeme şekli, bu kapsamda işçinin ortak olduğu şirket üzerinde hizmetine karşılık aylık fatura kesmesi bağımlılık ilişkisini, sonuç olarak iş ilişkisini ortadan kaldırmaz."
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin, 12.04.2016 Tarihli Kararı (E: 2016/6326): Yüksek Mahkeme, hekimin emeğini sürekli olarak davalı hastane emrine arz ettiğini, işin sayı ile sınırlandırılmadığını ve zaman esasına göre belirli ve düzenli bir aylık ücret ödendiğini tespit ederek, hastaneye karşı bağımlılık unsurunun oluştuğunu ve sözleşmenin iş sözleşmesi olarak kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin, 11.09.2017 Tarihli Kararı (E: 2017/22761): Patoloji uzmanı hekim ile hastane arasında imzalanmış “sağlık hizmeti satın alma” sözleşmesinin muvazaaya dayandığını kabul ederek, hekimin işe iade edilmesine karar vermiştir. Bu karar,şekli sözleşmenin içeriği değil, fiili bağımlılık ilişkisinin esas alındığını açıkça ortaya koymaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin, 17.06.2020 Tarihli Kararı (E: 2019/1567): Sözleşmeyle hekimin çalışma saatlerinin belirlenmesi ve hastaneye gelen hastaları tedavi edeceğinin kararlaştırılmasının, taraflar arasındaki ilişkinin özünde bir iş sözleşmesi olduğunu kanıtladığına hükmedilmiştir.
Bu Kararların Hekimler İçin Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Eğer bir hekim, şirket kurarak fatura kesse dahi gerçekte bir bağımlılık ilişkisi içinde çalışıyorsa şu haklara sahiptir:
Kıdem ve İhbar Tazminatı: İş sözleşmesi haksız feshedildiğinde, fatura tutarları baz alınarak hesaplanan tazminatlarını talep edebilir.
Yıllık İzin Ücretleri: Çalışma süresi boyunca kullandırılmayan yıllık izinlerin bedelini güncel ücreti üzerinden alabilir.
Hizmet Tespit Davası: SGK primlerinin eksik yatırılması veya hiç yatırılmaması durumunda hizmet süresini tespit ettirerek emeklilik haklarını koruma altına alabilir.
İşe İade Davası: Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde, en az altı aylık kıdemi olan hekimler, geçerli bir neden olmaksızın işten çıkarılmaları durumunda işe iade davası açabilir.
Sonuç: Görünüşteki "Ticari" İlişki Haklarınızı Elinizden Alamaz
Özel hastanelerle kurulan ve "bağımsız çalışma" adı altında sunulan modeller, çoğu zaman İş Hukuku ilkeleri çerçevesinde muvazaa (danışıklı işlem) olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay’ın son dönemdeki istikrarlı içtihatları, hekimlerin ekonomik ve hukuki haklarını koruma altına almaktadır.
Bu tür bir çalışma modeline sahipseniz veya iş ilişkiniz sona erdirildiyse, hak kaybına uğramamak adına uzman bir iş hukuku avukatı ile süreci yönetmeniz büyük önem taşımaktadır.




Yorumlar